Bağımsızlığın Zaferi, Milletin Zateri!

Bağımsızlığın Zaferi, Milletin Zateri!

15 TEMMUZ KURUMSAL KİMLİK HARİTASI için tıklatınız.

12.07.2024 144

Sayın Cumhur Başkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'ın 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı’nda Yaptıkları Konuşma,

Aziz Milletim,

Yasama ve Yürütme Organlarımızın Kıymetli Temsilcileri,

Siyasi Partilerimizin Kıymetli Genel Başkanları,

Şehitlerimizin Değerli Yakınları,

Kahraman Gazilerimiz,

Kıymetli Misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında aziz milletin her bir ferdine buradan sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne, milletin evine hepiniz hoş geldiniz. Anma toplantımıza katılımlarınız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Şairin şu anlamlı mısralarıyla sizleri selamlamak istiyorum:

“Bugün aziz milletimin şahlanıp ırmaklar misali taştığı gündür,

Diri olup, iri olup, bir olup istiklali için coştuğu gündür,

Denizlerden en ferasetiyle ve dağlardan yüce asaletiyle

Yediden yetmişe her bir ferdiyle çıkıp meydanla koştuğu gündür.”

Evet, bugün milletimin zaferinin, aziz milletimizin FETÖ’cü darbecilere karşı kuru elleriyle yazdığı direniş destanının 8. Yılı’nı idrak ediyoruz. 15 Temmuz kıyamının 8. Sene-i devriyesinde bu gazi mekânda ve 81 vilayetimizin tamamında birbirimize kenetlenmiş durumdayız. Tıpkı 8 yıl önce olduğu gibi bugün de omuz omuzayız. Biriz, beraberiz, genci-yaşlısı ve bunun yanında kadını-erkeğiyle 85 milyon hepimiz tek yumruğuz. Bu aziz milletin bir ferdi ve Türkiye Cumhurbaşkanı olarak karşımdaki bu muhteşem kardeşlik tablosundan duyduğum memnuniyeti öncelikle ifade etmek istiyorum. Bu muazzam birlik ve beraberlik için dosta güven, düşmana korku veren bu dik duruşunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Kardeşlerim,

Rabbimiz mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, zira onlar diridirler, ancak siz bunu bilemezsiniz buyuruyor. Manevi bakımdan böyle şerefli bir makama ulaşmak şahadetle müşerref olmak dünyada her kula nasip olmaz. 15 Temmuz gecesi darbeye direnen vatandaşlarımızdan 252 şehidimiz evet bu müjdeye mazhar oldu ve şehitlikle şereflendi. Şehitlerimizin yanı sıra 2 bin 740 insanımız da o gece yaralanarak gazi oldu. Rabbim peygamberlikten sonra en yüce mertebe olduğu bildirilen kahramanların hepsinden razı olsun diyorum. Aynı şekilde her biri birer fedakârlık ve cesaret timsali olan gazilerimize de Mevla’dan hayırlı, sağlıklı ve bereketli ömürler diliyorum.

Yine bu vesileyle o gece televizyondan yaptığımız çağrıya icabet ederken sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, uçakların, helikopterleri karşısına korkusuzca dikilen, kurşunlara karşı göğüslerini siper eden, ellerinde bayraklarıyla bir istiklal şöleni yazan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.

Hainlerin başarısız, milli iradenin muzaffer olması için tüm kalpleriyle dua eden yurt dışındaki vatandaşlarıma ve gönül coğrafyamızdaki milyonlarca Türkiye sevdalısı kardeşimize ve buradan ayrıca teşekkür ediyorum.

15 Temmuz gecesi darbeciler karşısında canlarını ortaya koyan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, emniyet birimlerimizin ve Milli İstihbarat Teşkilatımızın şerefli mensuplarına hassaten teşekkürlerimi iletiyorum. O gece adeta abideleşen kurumlarımızdan biri de Parlamentomuzdu, Türkiye Büyük Millet Meclisi o gece halkın meclisi olduğunu, milli iradenin temsilcisi olduğunu bir kez daha göstermiştir. Milletvekillerimiz savaş uçaklarının sonik patlamaları ve tepelerine yağan bombalara aldırmadan korkusuzca görevlerini yerine getirmişlerdir. 104 yıl önce yedi düvele dinerek galip gelen gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin kuklalarına dur demiştir. O gece ikinci kez gazilikle şereflenen Meclisimizin hangi siyasi partiden olursa olsun tüm değerli mensuplarına tekrar teşekkür ediyorum.

Şüphesiz her toplumda kahramanlar gibi unutmayın korkaklar da bulunur. Her millette vatanını canından çok sevenler gibi ruhlarını bir dolara satacak kadar ucuzlaşanlar da olabilir. 15 Temmuz’da ülkemiz içinde ve dışında sayıları çok sınırlı da olsa maalesef darbe girişiminin başarıya ulaşmasını isteyenler de vardı. Tanklara selam duranları, darbecilere alkış tutanları, sala okuyan din görevlilerimize saldıranları ve FETÖ’cü hainlere destek verenleri bugün bir kez daha utançla hatırlıyoruz. Rabbim böylesine karanlık bir geceyi bir daha milletimize yaşatmasın diyorum.

Şunun bilinmesinde fayda görüyorum: Yurt dışındaki şarlatandan emir alarak pis ellerini vatanımıza uzatan FETÖ’cü alçaklar döktükleri kanla tarihimize kara bir leke olarak geçtiler. Modern dönem Haşhaşilerini ne biz affedeceğiz, ne de 252 evladını bir gecede kara torağa veren milletimiz affedecektir. Ülkemize, milletimize ve milli iradenin temsilcisi olan hükümetimize kast eden bu ihanet şebekesi değil 8 yıl 80 yıl sonra bile nefretle anılacaktır.

Daha önce de ifade ettim, bugün altını çizerek tekrar sorguluyorum ve vurguluyorum; zalime merhamet mazlum zulümdür. Sadece şu an bulunduğumuz bölgede 29 insanımızı şehit edenlere, henüz 15-16 yaşındaki gencecik evlatlarımızı acımasızca bizden koparanlara, devletin namusuna emanet ettiği silahları millete doğrultup masumları katledenlere, Gölbaşı’nda, Ankara Emniyeti’nde, Genelkurmay’da nice aslan parçasının kanını dökenlere merhamet edersek, Allah korusun şehitlerimizin ruhlarımı muazzep ederiz, kahraman gazilerimize mahcup oluruz.

Üzerinden 8 sene geçmesine rağmen acımız da, öfkemiz de tazedir. FETÖ’yle ve vesayetle mücadele azmimiz ilk günkü kadar diridir, güçlüdür, ayaktadır. Allah’ın izniyle bu kararlılığımızdan hiçbir surette taviz vermeyeceğiz. Milli irade ve demokrasi düşmanlarıyla mücadelemizi çok kararlı biçimde sürdürürken, hukuk ve adaleti mutlaka gözetecek, mağduriyetlerin önüne geçecek, masumlarla mücrimleri ayırmaya azami itina göstereceğiz. FETÖ’cü alçakların kurduğu sinsi tuzaklara düşmeden vatandaşla devlet arasında yeni kırgınlıklar oluşturmadan son darbeci de yargıya hesap verene kadar inşallah bu süreci hassasiyetle yürüteceğiz.

Mevla ülkemizi ve milletimizi korusun, bizlere bir daha böyle acılar, böyle felaketler yaşatmasın diyorum.

Kıymetli Kardeşlerim

15 Temmuz gecesi sadece bir işgal girişimini püskürtmedik, aynı zamanda istiklal ve istikbalimize de sahip çıktık. Bakınız o gece FETÖ’cü hainler sadece bizi ve aile efradımızı hedef almadı, o gece sadece AK Parti ve hükümetimiz hedef alınmadı, o gece sadece devletimizin güvenlik birimleri, TRT, TÜRKSAT, basın yayın kuruluşlarımız hedef alınmadı, 15 Temmuz gecesi topyekun Türkiye’miz hedef alındı, bekamız hedef alındı. Bizi asırlardır ayakta tutan kardeşliğimiz hedef alındı. 1071’den bu yana gelen millet ve devlet varlığı çökertilmek istendi. Hedef, şahsımızla ve ailemizle birlikte tüm milletimizdi, 85 milyonun bütün fertleriydi. Taşeron olarak kullandıkları FETÖ’cüler eliyle Türkiye Cumhuriyeti’ne diz çöktürmeyi, milletin iradesine zincir vurmayı amaçlıyorlardı.

FETÖ’yü suretti Hak’tan göstererek, 40 yıl boyunca bunun için beslediler, büyüttüler, bunun için himaye ettiler, yurt dışında önünü açtılar. 15 Temmuz sonrası ortaya koyduğumuz klasörler dolusu delile rağmen darbecileri ve elebaşlarını bulun için ısrarla desteklemeyi sürdürdüler. Çatışma, zulüm ve kıtlıktan kaçan mazlumlara bir lokma ekmeği dahi çok görürken, FETÖ’cü hainleri bunun için bağırlarına bastılar. Türkiye’de darbeye karışmış, inşamızın kanını dökmüş, millete kurşun sıkmış teröristler bize sürekli demokrasi dersi veren Batı başkentlerinde işte bunun için ellerini kollarını sallayarak serbestçe gezebiliyorlar. İşte bunun için bizler de Cumhur İttifakı’yla birlikte önemli adımı attık ve gerekli tedbirlerimizi oluşturduk.

Darbecileri kol kanat germeyi, bize hukuk ve adalet diyerek yutturmaya çalışıyorlar. Oysa ellerinde masum kanı olan FETÖ’cülere gösterilen müsamahanın ne hukukla, ne demokrasiyle ilgisi vardır. FETÖ’ye arka çıkılmasının tek sebebi, 15 Temmuz gecesi kullandıkları bu piyonu Türkiye’ye karşı projelerinde yeniden önümüze sürmektir.

Şunun da çok net bilinmesini isterim: 1960’tan beri ülkemizde yapılan darbelerin arkasında kimin eli varsa aynı üst akıl 15 Temmuz ihanetinde de tüm unsurlarıyla devredeydi. 15 Temmuz’un işaret fişeği esasında bizim one minute çıkışımızdan hemen sonra atıldı.

Şahsımızın ve hükümetimizin Filistin davasına sağladığı güçlü destek, küresel Siyonist lobiyi ve onların içindeki etki ajanlarını rahatsız etmişti. Türkiye dış siyasette bağımsız hareket etmeye başladıkça bu odakların tedirginliği ayyuka çıktı. Önce 7 Şubat MİT krizi, ardından Gezi olaylarıyla iktidarımızı alaşağı etmeye kalktılar. Akabinde 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimiyle hükümetimize karşı hamle yaptılar. Yine bu arada farklı yöntemlerle rahatsızlıkların ifşa ettiler. Bunların hiçbirinde muvaffak olamayınca 15 Temmuz’da son kozlarını oynadılar. Biz milletimizle sırt sırta vererek işte bu sinsi planları yırtıp attık.

Gençlerimizin şu gerçeği özellikle görmesini istiyorum: Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi 15 Temmuz gecesi de milletin istiklalini yine milletin azim ve kararlılığı kurtarmıştır. 15 Temmuz tüm zorluklara rağmen kazandığımız Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır. 15 Temmuz onyıllar boyunca gururla anlatılacak bir direniş olma yanında, milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun da hikayesidir. Tüm bunlarla birlikte 15 Temmuz, ülkemiz, milletimiz ve demokrasimizin hakiki dostlarının ortaya çıktığı bir turnusol işlevi görmüştür. Gençler, lütfen bunları hafızanıza adeta nakşedin.

Bakın o gece iş başa düşünce ellerinde bayraklarıyla sokaklara koşanların yanı sıra ikbal peşinde koşanları da gördük. O gece çıplak elleriyle tanklara meydan okuyanlarla birlikte tankların arasından sıvışıp kaçanları da gördük. O gece hangi siyasi partiden olursa olsun tek yürek, tek bilek olanlarla birlikte milletimizin ezeli kardeşliğini dinamitlemeye çalışanları da gördük. O gece sabaha kadar milletimizin zaferi için dua edenlerle beraber darbecilerin galip gelmesini dört gözle bekleyenleri de gördük.

Kıymetli Misafirler,

15 Temmuz’da hem ülkemizin nasıl bir badire atlattığını unutmamak, hem de milletimizin darbecilere ve arkasındaki güçlere karşı verdiği mücadeleyi unutturmamak, şehitlerimize karşı vefa borcumuzun bir gereğidir. Bu anlayışla, 15 Temmuz etkinliklerinin ana temasını milletin zaferi olarak belirledik. Burada olduğu gibi farklı programlarla milletin zaferini manasına uygun şekilde idrak etmeye çalışıyoruz. İşte sabah İstanbul Şehitler Köprüsü’nün hemen girişinde ilk programımızı yaptık, ardından buradayız. Ve bu arada Türkiye’nin 81 vilayetinde bu programlar devam ediyor.

Geleceğimizin teminatı gençlerimizin 15 Temmuz’u anlamalarını, içselleştirmelerini, o gece asil milletimizin yazdığı eşsiz mekânla ve eşsiz destanlarla gurur duymalarını arzu ediyoruz. Birileri rahatsız olsa da biz şuna yürekten inanıyoruz: Çanakkale ruhu nasıl bir asır boyunca milletimize rehberlik etmişse, 15 Temmuz ruhu da inşallah Türkiye yüzyılının inşasına öncülük edecektir ve Cumhur İttifakı olarak bunu ayakta tutacağız ve sürdüreceğiz. Kutup yıldızlarımız olarak bizlere tüm gençlerimiz yol gösterecek. Yeni Türkiye 15 Temmuz ruhunun üzerinde yükselecek. Her 10 yılda bir demokrasimizin askıya alınmadığı, milli iradenin sürekli varlık-yokluk tehdidiyle yaşamadığı, milletin egemenliğine kast etmeye kimsenin cüret edemediği, dış politikası bağımsız, ekonomisi güçlü, itibarı yüksek, küresel düzeyde çekim merkezi haline gelmiş bir Türkiye’yi inşallah inşa edeceğiz. Geçmişteki tecrübelerden ders ve ibret alarak istikbalimizi şekillendireceğiz. Bunun için 15 Temmuz ruhuna sahip çıkmak çok ama çok önemlidir.

Bakınız, bizim nazarımızda milletin iradesine kastedenler arasında hiçbir ayrım yoktur. Vatandaşa silah doğrultan kim olursa olsun, tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi yine karşısında dimdik dururuz. Milletin sandıkta tecelli eden iradesine Allah’ın izniyle gölge düşürmeyiz, leke sürdürmeyiz, kimsenin el uzatmasına müsaade etmeyiz. FETÖ’cülerin kendilerini gizlemek için arkasına saklandığı milli, manevi değerlerimizin örselenmesine de izin vermeyiz.

Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin bir daha asla 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz vari saldırılarla karşı karşıya kalmaması için gereken her türlü tedbiri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz.

Aziz Milletim,

Kıymetli Misafirler,

Tüm bu gerçekler apaçık ortadayken birilerinin 15 Temmuz kıyamına çamur atma çabalarını ibretle ve üzüntüyle takip ediyoruz. Birileri çıkıyor, uyduruk bahanelerle milletin heyecanını, gururunu ve zaferini paylaşmaktan imtina ediyor. Kontrollü darbe iftirası atarak başaramadıklarını 15 Temmuz arifesinde Meclisimizin gazi kimliğine saldırarak yapmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın, ama adı, sanı, unvanı ne olursa olsun her kim 15 Temmuz’a laf söylüyorsa hedefi millettir, demokrasidir, milletin sarsılmaz iradesidir. Her kim milletin zaferini küçümsüyorsa, tiyatro diyerek bühtan ediyorsa, asıl amacı FETÖ’cü efendilerine diyet borcunu ödemektir. Bunlar, açık söylüyorum, 15 Temmuz gecesi milletten yedikleri tokadın acısını bir türlü unutmayan zavallılardır. Biz bunlara pirim vermedik, vermeyeceğiz.

Milletimiz de engin ferasetiyle bu söylemlerin arkasındaki sinsi niyeti görmektedir. Bugüne kadar FETÖ’ye ve FETÖ’yü de kullanan üst akla yaranmak için her şeyi yaptılar, her türlü iftirayı attılar. Ancak, ne yaptılarsa tam 8 yıldır emellerine ulaşamadılar, inşallah hiçbir zaman da ulamayacaklar. O gecenin asıl kahramanı olan milletimiz iradesine sahip çıktığı gibi tarihe altın harflerle yazılan zaferine de sahip çıkacaktır. O gece hemen yanı başımızda şehit düşenlerin fedakârlıklarını önemsiz göstermeye kimsenin gücü yetmez. İnşallah biz de 15 Temmuz’un unutturulmasına da, birilerinin istismar aracı haline gelmesine de müsaade etmeyeceğiz. Her 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde 85 milyon el ele, yürek yüreğe, gönül gönle vererek hem kahraman şehitlerimize yâd edeceğiz, hem de bu önemli günü hakkıyla idrak edeceğiz.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Bu gece buraya gelerek 15 Temmuz ruhunu yücelttiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 15 Temmuz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Kahraman gazilerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Sizleri tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyor, Allah’a emanet ediyorum.

Kalın sağlıcakla.

(Haber Sayfamız 15 Temmuz Anma Programından sonra güncellenmiştir.)